Cesur yürek
Cesur yürek
Yalnız başına yaşayan bir büyücü, geceleri mutfaktan tıkırtı geldiğini fark etmiş. Sesin geldiği saatlerde mutfağı gözetlemeye başlamış. Meğer bir fare çıkıp yemek arıyormuş. O günden sonra farenin çıktığı deliğin önüne peynir bırakmış. Bir süre böyle devam ettikten sonra, farenin karşına çıkıp arkadaş olmak istediğini söylemiş. Fare;
“Bu imkansız. Pencerenin önünde kediler var. Onlardan çok korkuyorum. Bu evin içinde onları izleyerek yaşayamam. Deliğimde saklanmak zorundayım” demiş.
Bunun üzerine büyücü;
“O zaman seni kediye dönüştüreyim, böylece kedilerden korkmazsın” diye cevap vermiş.
Bu teklifi kabul eden fareyi kediye dönüştürmüş. Bütün kış evde güzel vakit geçirmişler. Ardından yaz gelmiş birlikte dışarı çıkmışlar. Fakat kedi yan komşunun köpeğini görür görmez ağaca çıkmış ve büyücü köpeğin gittiğini söylese de asla aşağı inmeyi kabul etmemiş. Uzun bir süre kedisini ikna etmek için dil döken büyücü bunu başaramayacağını anlayınca, kedisini köpeğe dönüştürmüş ve eve dönebilmişler.
İlerleyen günlerde kamp yapmak için birlikte ormana gitmişler. Fakat köpeği bu sefer de kurtların ulumasını işitmiş ve müthiş bir korkuya kapılmış. Çadırın içinde büyücüye kendisini bir kurda dönüştürmesi için yalvarmış. Fakat büyücü artık ona yardım edemeyeceğini biliyormuş.
“Seni bir değil bir kurda aslana bile dönüştürsem hiç bir şey değişmeyecek. Çünkü sen her zaman bir fare yüreği taşıyacaksın” demiş.
Ardından onu yeniden fareyr dönüştürerek evdeki deliğine bırakmış.
Stefano D’Anna der ki;
“Korku kapıyı çaldı. Cesaret açmaya gitti. Kapıda kimse yoktu.”
Fakat bazen kendimizde o cesareti bulamayız. Dışardan almaya çalışmakta fayda etmez. Kapıyı aralamaya henüz hazır değilizdir. Bunun için yaşamamız, idrak etmemiz ve hissetmemiz gereken şeyler vardır. İçinden geçilmesi gereken durumlar…
Bu dünyaya korkmak, yerinde saymak için değil korkularımızdan arınmak için ve hep olduğumuzun bir üst versiyonuna çıkmak için gönderildik. Bu yüzden yaşam hep değişim ve dönüşümü zorunlu tutuyor. Seni olduğun halde bırakmıyor. Durdurmuyor, ilerlemen devam etmen için seni zorluyor. Sen durmak istersen ya da direnirsen de seni değişmeye mecbur bırakıyor. Başına gelen olaylarla ve durumlarla bir şeylere istekli veya isteksiz itildiğini farket. Önüne her zaman varlığının aşması gereken bir durum konulacak. Hayat korkularınla yüzleşmen ve onlardan arınman için bir dizi olay önüne dizecek. Taa ki sen korkmuyorum, ne gelirse başım gözüm üstüne diyene kadar…
Bazı insanlar korkmuyorum diyorlar. Benim korkularım yok diyorlar. Gerçekten mi?
Bir potansiyel taşıyorsan ve başarısızlık korkusuyla hiç bir şey yapmadan evinde oturuyorsan sen deliğinde saklanan bir faresin.
Sevmediğin bir işe sırf kariyer sahibi olmak ve para için gidiyorsan, sen her gün sadece karnının doymasını düşünen kasabın kedisisin.
Kendinle yalnız kalamıyor duygularınla, düşüncelerinle yüzleşmiyorsan hep eğlenip, gezip, kafa dağıtmaya çalışıyorsan, sen sokaklarda akşama kadar dolaşan bir köpeksin.
Belli bir mevkiye gelmiş durumundan memnun fakat o mevkinin sunmuş olduğu şartların dışında kendini güvensiz hissediyorsan sürüsünden ayrılamayan bir kurtsun.
Korkularını bul. Yüzleş onlarla. Çünkü onlardan arındığında;
“İşte şimdi özgürüm“ diyeceksin…