TÜİK tarafından Mart ayı enflasyon rakamının %2,46 olarak açıklandığını hatırlatan Okumuş, 3 aylık enflasyonun %10,06'ya ulaştığını ve memur maaş zammı için şimdiden %3.83'lük enflasyon farkı oluştuğunu söyledi. Okumuş, "Kamu İşverenin uzlaşmayı mümkün kılmayan teklifleri sonrası tahkim sürecinde Hakem Kurul’unun yanlış, hatalı, geçersiz ve yetersiz artışı ile kamu görevlilerimizin ve emeklilerimizin alım gücü düşmeye devam ediyor" dedi.
Ekonomik hedeflerin gerçeği, Kamu İşvereni ve Hakem Kurulu'nun ise emeği, alın terini ve gelir dağılımını öncelemediği müddetçe kayıpların yaşanmaya devam edeceğini belirten Okumuş, "Merkez Bankası’nın sapma rekorları kıran tahminlerine göre değil, hayatın gerçeğine göre maaş/ücret politikalarının belirlenmesi gerekiyor. Bunun için İşveren tarafı masanın imkanlarını/fırsatlarını iyi değerlendirmeli, şimdiden kayıpları telafi edecek teklife hazırlanmalıdır" ifadelerini kullandı.
Toplu sözleşme masasının Kamu İşveren Heyeti için de önemli ve değerli olması gerektiğini vurgulayan Okumuş, masanın çözüm üretme kapasitesinin artırılması gerektiğini belirtti. Bunun için öncelikle mevcut 4688 sayılı Kanunun değiştirilmesi, Hakem Kurulu'nun ismine yakışır hale getirilmesi ve sürecin adil bir şekilde belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Kamu görevlileri ve memur emeklilerinin 2026 ve 2027 yıllarında da enflasyon karşısında kayıp yaşamaya mahkum edilmemesi gerektiğini belirten Okumuş, aksi takdirde benzer bir tablonun yaşanacağını öngördüklerini ifade etti. Okumuş, "Memur-Sen olarak gayretimiz, mücadelemiz ve hedefimiz 4688 sayılı Kanunun evrensel ilke ve normlara uygun hale getirilmesi, çalışanın alım gücünü yükseltmek için toplu sözleşmenin öneminin artırılmasıdır” ifadelerini kullandı.