SAĞLIKLI DİŞLERİN ANAHTARI: SAĞLIKLI BESLENME

Abone Ol
SAĞLIKLI DİŞLERİN ANAHTARI: SAĞLIKLI BESLENME 18-24 Kasım Ağız ve Diş Sağlığı Haftası Vücudun genel sağlığını, ağız ve diş sağlığını korumada ve iyileştirmede yeterli ve dengeli beslenme ne kadar büyük bir önem taşıyorsa yeterli beslenebilmek içinde ağız ve diş sağlığı önemlidir. Çene ve diş yapısının şeklini alması gebeliğin özellikle ilk üç ayında oluşmaktadır. Bu dönemde annenin yetersiz ve dengesiz beslenmesi, su çiçeği gibi virüs hastalıkları, alınan ilaçlar veya röntgen ışınlarına maruz kalınması gelişmekte olan baş, yüz ve çene yapılarınıolumsuz yönde etkilemektedir. Diş sağlığı bakımından 3 ile 14 yaşları arasındaki dönem çok önemlidir. Eğer toplumda diş sağlığı açısından fazlaca önemsenmeyen bu dönemde dişler tam ve sağlıklı olarak korunursa ilerde ortaya çıkabilecek birçok sorunun önüne geçilmektedir. Bu sorunlardan en önemlisi diş çürükleri, dişin minesi ile dentininde oluşan bir harabiyet ve madde kaybı­dır. Diş çürükleri, fermente olabilen karbonhidratların tüketilmesi ile birlikte diş minelerine yapışarak buralarda bakteriyel salgılarda organik asitlerin oluşması ile başlar. Özellikle sakkaroz dediğimiz bal, kuru meyve doğal şekerler ya da rafine şekerler besinlerin çürüğe etkisi bulunmaktadır. Bakteriler, süt dişlerinin çıkmasından itibaren ağızda bulunurlar. Özellikle "streptococci" dental plaklarda en çok bulunan bakterilerdir. Ağızda karbonhidratların bulunmasından 13 dakika sonra plakların asiditesini 7 den 5,5’a düşürmektedir. PH'nın5,5’in altına düşmesi bakterilerin çoğalması için uygun ortam oluşturup minede kalsiyumun uzaklaşmasına neden olmaktadır.Eğer diyetle yeterli miktarda protein alınırsa, asidik ortam baskılanarak dişlerdeki bu durumu önlemektedir. Diş çürüklerine karşı koruyucu bir direnç olarak flor, dişin iç kısımlarına ve minesine yerleşerek, dişin asit etkisiyle çürümesine karşı dayanıklılığını artırmaktadır. Yapılan bir çalışmada diyetteki sakkaroza 2 ppm düzeyinde flor katıldığında,diş çürümelerinin önemli derecede azaldığı belirlenmiştir. İnsanlarda diş gelişimi ve olgunlaşması dönemlerinde, içme suları ile yeterli oranda flor alınması çocuklarda ve yetişkinlerde diş çürüklüğü sıklığını azaltmaktadır. Ağız ve Diş Sağlığı için Beslenme Önerileri
  • Şekerli, yapışkan gıda yendikten sonra dişlerin fırçalanması mümkün değilse ağız su ile çalkalanmalı ya da bir bardak su içilmelidir.
  • Yine şekerli gıda yendikten sonra ağıza atılacak bir parça peynir şekerin çürük önleyici etkisini gidermek açısından son derece önemlidir.
Peynir, yapısındaki kalsiyum fosfat ve peptitler ile ağızdaki asit miktarını azaltarak, dişin yapısını güçlendirir. Peynir, ayrıca tükürük akışını uyararak asit ortamını azaltmakta ve mekanik temizliğe yardımcı olmaktadır.
  • Ara öğünlerde elma, havuç gibi sert dişleri temizleyip dişetine masaj yapacak gıdalar tercih edilebilir.
Elma su yönünden oldukça zengin bir besindir. Dolayısıyla tükürük üretimini harekete geçirir ve yemek artıklarından kurtulmanıza yardımcı olur.
  • Sert kabuklu meyveler küçük parçalar halinde doğranmış olarak yenilmeli ısırılmamalıdır.
  • Patlamış mısır ve cipslerden uzak durulmalı yenilmesi halinde hemen diş fırçalanmalıdır.
  • Kahve, çay, alkol, asitli içeceklerin sınırlı şekilde tüketilmesi gerekmektedir.
  • Beyaz undan yapılmış işlenmiş tahıllar yerine tam buğday ekmeği gibi kepekli tahıllar tercih edilmelidir.
  •  Et, yumurta, peynir, balık, baklagiller gibi yüksek kaliteli proteinler mutlaka beslenmede yer almalıdır.
  • Sabahları 1 yemek kaşığı hindistan cevizi yağı ile ağzınızı 15 – 20 dakika boyunca çalkalayabilirsiniz. Hindistan cevizi yağı antimikrobiyal özellik gösterdiği için ağız hijyeni açısından günlük rutine eklenebilir.