Aile Hekimleri İş Bıraktı Sevgili okurlar, bu dünyadaki en büyük nimet şüphesiz sağlık. Ülkemiz sağlık alanında dünyada ilk sıralarda. Mustafa Kemal’de son yıllarında “Beni Türk hekimlerine emanet ediniz.” derken doktorlarımıza duyduğu şüphesiz güveni dile getirmişti. Hastane koridorlarında sevdiklerimizi beklerken yahut bizler deva bulmak için hastane yolunu tutarken anlıyoruz en çok sağlığın kıymetini. Varlığında değeri anlaşılmayıp yokluğunda en çok kıymete binen şey belki de sağlık. Geçtiğimiz günlerde aile hekimleri ve aile sağlığı merkezinde çalışan sağlık personelleri iş bırakma kararı aldılar. Peki bunun sebebi neydi? Gelin beraber bakalım: Aile Hekimleri Sözleşme ve Yönetmeliği 1 Kasım'da yürürlüğe girdi. Türk Tabipleri Birliği (TTB), sendikalar ve ilgili kuruluşların oluşturdukları 14 kuruluş yönetmeliği protesto için üç günlük iş bırakma kararı aldı. Konuya yönelik açıklama yapan hekimler şimdiden aile sağlığı merkezlerinde (ASM) istifaların başladığını dile getirdiler. Hak kayıplarına sebep olduğu öne sürülen yönetmelik sebebiyle istifa edecek sağlık çalışanlarının sayısının artacağının öngörüldüğünü de eklediler. Kamudaki sağlık çalışanları arasında en düşük ücreti ASM'lerde çalışan sağlık personellerinin aldığını vurgulayan TTB Aile Hekimliği Kolu Başkanı Dr. Emrah Kırımlı, iş bırakma eylemine katılımın ülke genelinde çok yüksek olduğunu söylüyor: "Yeni yönetmelikle birlikte bu gelirde yüzde 30'luk bir kesinti yapılıyor. Burada çalışan kimse akılsız değil, artık durmazlar. Hekimlerin teşvik ödemesi alması için belirlenen performans kriterlerinin ise toplum sağlığına zerre faydası yok. Teşvik ödemesi için öne sürülen bu formülleri uygulamanın sonu, yenidoğan bebek ölümleri gibi olur." diyor. Türkiye'de sağlık hizmetlerinin yüzde 40'ı birinci basamak ASM'lerde karşılanıyor. Buna karşın hekimlerin sadece yüzde 15'i aile sağlığı merkezlerinde görev yapıyor. Halihazırda az sayıda olan aile hekimleri, ülkenin sağlık hizmetlerinin büyük bir kısmını karşılıyor. Yönetmelikte hasta ziyaretinin sayısına göre hekimlerden yapılan kesintiler ve teşvik ödemesi için öne sürülen formüller oldukça tepki topladı. Ülkemizin topraklarında doğup büyüyen, vatana millete hayırlı olabilmek, hizmet edebilmek için senelerce dirsek çürüten ve hasta ile birebir ilişki kurup tanı ve tedaviyi belirleyen, tüm riski de alan hekimlerimizin son zamanlarda yaşadıkları içler acısı. Pandemi zamanlarından somut bir örnekle hatırlayacağımız gibi kendi hayatlarından feragat ederek insanların sağlığı için mücadele eden hekimlerimizin emeğini takdir etmeli ve karşılığını vermeliyiz. Sağlık çalışanlarının karşılaştığı şiddetin karşısında olmalıyız. Sevdiklerimizin burnu kanasa soluğu hastanede alıyoruz, orada karşılaştığımız hekimlerin, çalışanların nitelikli olduklarından ülkemizde yetişmiş, donanımlı personeller olduklarından emin olmak isteriz. O nedenle beyin göçlerine sebebiyet veren uygulamaların ve bu göçe Zemin hazırlayan davranışların son bulması için uğraşmalıyız. Yazımıza başlarken yer verdiğim M. Kemal’in sözüyle yazımı noktalamak istiyorum: “Beni Türk hekimlerine emanet ediniz.” Kaynak: bbc.com