Camilerimiz Yüce Allah, yeryüzünde bazı yerleri şereflendirmiş, ibadet mekanları kılmış ve oralarda yapılan ibadetlerin sevap ve mükâfatını artırmıştır. Bunu kullarına bir lütüf olarak Peygamberleri vasıtasıyla haber vermiştir. İslam’da cami ve mescidin önemli bir yeri vardır. Allah’a ibadet edilen yerler olması hasebiyle, Allah’ın evi kabul edilmiştir. İslam’ın ilk yıllarında ibadet için sadece Beytullah, Allah’ın evi Kâbe vardı. Kur’an-ı Kerim de yeryüzünde ilk inşa edilen mabedin Kâbe olduğu bildirilmektedir. Kâbe Allah’ın emri ile İbrahim Aleyhisselam ile oğlu Hz. İsmail tarafından inşa edilmiştir. Mekkeli müşrikler ve Müslümanlar burada ibadetlerini yaparlardı. Zamanla ortaya çıkan baskılar sonucunda Müslümanlar başka çözümler aramaya başladılar. Gözden uzak vadilerde gizlice namaz kılmaya, evlerin uygun yerlerini mescit edinmeye başladılar. Sevgili Peygamberimiz “Darulerkam” İslam tarihinde de “Darulislam” diye de bilinen evde, ashâb-ı kirama dini bilgiler öğretirken, bir yandan da insanları İslama davet ediyor, onlarla namaz kılıyor, onlara Kur’an-ı Kerim okuyordu. Hicret dönüşü Efendimiz Medine’ye vardığında, ilk iş olarak Küba köyünde Küba mescidinin inşasına başlamış, kendisi de bizzat çalışarak kısa sürede yapımını tamamlanmıştır. Küba mescidi İslam’da ilk inşa edilen mescitlerden birisidir. Bu mescit, İslam tarihinin yükselme devri arifesinde inşa edildiği için büyük hatıralar taşımaktadır. Mekke’deki Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi ve Kudüsteki Mescid-i Aksa içinde Haram-i Şerif tabiri kullanılır. (TDV İSLAM ANSİKLOPEDİSİ) Sevgili Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye hicret ettiklerinde inşa etmiş oldukları, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), Hazreti Ebu Bekir (RA) ve Hazreti Ömer’in (RA) de kabirlerinin içinde bulunduğu “Mescid-i Nebevi ise Müslümanların Kabe’den sonra en çok kutsal saydıkları bir mekandır. Hacca gidenlerin de ziyaret yerleridir. Peygamberimizin Mescid-i Nebevinin avlusuna yaptırdığı suflelerde başlayan eğitim-öğretim, camilerdeki eğitim ve öğretime temel teşkil etmiştir. Müslüman toplumların hayatlarını etkileyen önemli adımların atılmasında etkin rol oynamıştır. Müslümanlar temel dini bilgilerini ve ahlaki kuralları, camilerdeki vaaz ve irşat hizmetleri vasıtası ile elde etmektedirler. Çocuklarımıza ilk Kuran eğitimi camilerimizde verilmekte, abdest, namaz, hac gibi ibadetleri nasıl yerine getirmeleri gerektiği de cami ve mescitlerde öğretilmektedir. Sevgili Peygamberimiz hadislerinde cemaatle kılınan namazın, münferiden kılınan namaza göre 27 derece daha faziletli olduğunu belirtmiş ve Müslümanları farz namazlarını cemaatle, camilerde kılmaya teşvik etmiştir. Ayrıca sevgili Peygamberimiz cami yapan ya da yapımına yardımcı olanlara Yüce Allah’ın şu müjdesini vermiştir: “Kim dünyada Allah için bir mescit inşa ederse, Allah da cennette ona bir köşk ihsan eder.” (Buhari, Müslim, Tirmizi) Müslümanlar Peygamber Efendimizin müjdesi ile İslam’ın ilk günlerinden itibaren cami yapımına önem vermişler ve yaptıkları hayrın ebedi olması için yarışmışlardır. Kur’an-ı Kerim ayetleri ile: “Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.” (Tevbe /18) Değerli okurlar; Unutmamalıyız ki camilerimiz; İslam’ın simgesi, ilim ve kültür merkezi, birlik ve beraberlik, eşitlik ve alçak gönüllülüğün sergilendiği, Allah’ın huzurunda bulundukları, inancıyla rütbe ve makamları bir tarafa bırakarak, aynı duygu, inanç ve eşitlik şuuruyla saf tutulan mekanlardır. Özellikle de Kur’an-ı Kerim de “Beytullah” olarak anılan Kabe’nin birer şubesidirler. Yüce Allah! bizleri güzel Vatanımızda, şanlı Bayrağımızın altında, minarelerimizin gölgesinde, ezan seslerinin verdiği huzurla yaşamayı nasip eylesin. Selam ve dua ile...