Bağlantılar
Yunus Emre; Taptuk Emre’yle ilk kez Nallıhan yolunda karşılaşır. Selam verir bu ihtiyar adama. Ardından sorar;
-Katırım susuzluktan yanmıştır, civarda bildiğin bir su bir su gözü var mı?
Taptuk Emre
-Birazdan delinir göğün dibi.
Yunus Emre bu cevaba sinirlenir.
-Benimle dalgamı geçiyorsun ihtiyar, gökyüzünde bir tane bulut yok. Hava günlük güneşlik!
Tampuk Emre susar ve yürür gider.
Aynı yöne gitmekte olan Yunus peşinden gider. Çok geçmeden şiddetli bir şekilde yağmur yağmaya başlar. Birlikte bir mağaraya sığınırlar. Yunus Emre, sen kimsin ihtiyar, nasıl bildin yağmurun yağacağını, diye sorar.
Tampuk Emre
-Bacaklarım sızladı.
Yunus Emre
-Bende keramet gösterdin sandın.
Taptuk Emre
-Yağmur yağmadan önce bacaklarımı sızlatır bundan ala keramet mi var?
Bu dialog Yunus Emre dizisinde en sevdiğim ikinci dialog….
Gerçeklik payını bilmiyorum ama ilk tanışmalarında aralarında geçebilecek en güzel konuşma olmuş senarist yazdıysa bile…
İnsanın, gözünün gördüğü, kulağının işittiği ve gözünün görmeyip kulağının işitmediği her şeyle bağlantılı olduğunun güzel bir örneğidir bu konuşma…
Kendimizi varlıktan kopuk, gökyüzünde ki yıldızlardan, yeryüzünde ki topraktan, esen havadan ayrı bir şey sayıyoruz ya işte değiliz.
Ayrıysan rüzgar gibi esme, gök gibi gürleme, yağmur gibi ağlama da ardından rahatlayıp güneş gibi de açma görelim. Kop dünyadan da görelim.
Burçlar dört gruba ayrılır. Dört elementtir bu gruplar. Ateş, su, hava ve toprak.
Toprak grubu burçları pratik, güvenilir ve çalışkan kişiliklere sahiptir. Hayatın gerçeklerine odaklanıp somut hedeflere ulaşmak için çaba gösteren toprak burçları, aynı zamanda sabırlı, sadık ve tutumlu olma eğilimindedir.
Hava grubu burcundakiler rüzgar gibi eserler. Kafaları ordan oraya çabuk geçer, hevesli olurlar. Genellikle zeki, iletişimci, sosyal ve özgürlükçü kişilik özelliklerine sahiptir. Hayatı akılcı bir şekilde anlamaya çalışır ve mantıklı çözümler bulmaya çalışır. Duygularını ifade etmekte zorlanabilir ve bazen soğuk ve mesafeli görünebilir.
Ateş grubundakiler, dinamik olurlar. Enerjik, tutkulu, cesur ve bağımsız olma eğilimindedir. Bu burçlar genellikle liderlik özellikleri gösterir ve cesaret, özgüven ve kararlılık gibi özelliklere sahiptir.
Su grubundakiler bazen çoşkulu bazen durağan olurlar. Element olarak suyu temsil ettikleri için akışkan, uyumlu ve değişkendirler. Aynı zamanda su burçları, hayal gücü ve yaratıcılık konusunda da oldukça başarılıdırlar. Su burçlarının ortak özelliklerinden biri de merhametli olmalarıdır. Çevrelerindeki insanlara karşı şefkatli, ilgili ve yardımseverdirler.
Tabii ki herkesin büyüdüğü ortama göre ve yetiştirilişine göre bir karakteri vardır. Ama ana hatlarında, baskın gelen içsel dürtüleri olur elementlerinin yönettiği.
Yani dünya neyse insan odur. Dünya da görünen ne varsa bedende vardır.
Stefano D’Anna’nın yazdığı gibi;
Dünya senin tenindir. Dünya sensin.
Şu evrende ne varsa sana seni anlatır. Dinle.
Yoruyor bazen ben beni. O zaman bakıyorum aya, güneşe, toprağa, denize. Dur diyor onlar bana, öylece dur sadece.
Var olmak çaba gerektirmez, çabaladığın şeyler, seni var etmez. Ak sadece hayatın içinde.
Rüzgarın dallarını sallamasına kızar mı ağaç, sallan rüzgar eserse.
Toprak yağmur yağdı diye üzülür mü üzerine, sende göz yaşı döktüm diye üzülme.
Güneş açar ışıldar yeniden gökyüzü.
Doğa bir sararır, bir yeşerir merak etme. Hepsi senin içindir, hizmetindedir dağ, taş, uçan kuş. Hayatta kaçmıyor hele ona telaş hiç etme.
Var oldun, hep var olacaksın üstelik yalnız da değil her şeyle birlikte…