Her Şey Kolay Olmadan Önce Zordur Bir müzisyenin parmakları piyanonun tuşlarına zarafetle dokunurken izleriz onu. O melodiyi yaratmak sanki nefes almak kadar doğal bir şeydir onun için. Bir sporcu, kusursuz bir hareketle topu potaya gönderdiğinde, sanki bu beceri ona doğuştan verilmiş gibi gelir bize. Ancak perde arkasını göremeyiz. Parmaklarının nasırlarını, başarısızlıklarının yankılarını, düşe kalka ilerlediği yolları... Hayatta her şey, kolay görünmeden önce zordur. Bir çocuğun ilk adımları, sürekli düşmekle başlar. İlk düşüşte pes etseydi, yürümeyi öğrenebilir miydi? Fakat çocuk doğası gereği vazgeçmez. Ne kadar düştüğünü bilmez. Kalkmayı, tekrar denemeyi bilir. Bu basit ama güçlü gerçek, hayatın her alanında karşımıza çıkar. Yeni bir dil öğrenmek, bir müzik aleti çalmak ya da bir işte uzmanlaşmak… Başlangıçta her şey zordur. Kelimeler dağınık, notalar karmaşık, bilgiler bulanıktır. İnsan zorlukların içinde ilerledikçe bu karmaşayı anlamaya başlar. Kelimeler cümle olur, notalar şarkıya dönüşür, bulanıklık yerini berraklığa bırakır. Tarihe baktığımızda, bu gerçeğin izlerini görürüz. Leonardo da Vinci'nin bugün hayranlıkla izlediğimiz eserleri, onun yıllarca süren deneme-yanılmalarının sonucudur. Marie Curie'nin radyum üzerine çalışmaları, sayısız başarısız deneyin ardından meyve vermiştir. Çalışmalarını kolaylaştıran yöntemleri, çektikleri zorluklar içinde geliştirdiler. Kolaylık, zorluklardan süzülen bir damladır. Zorluk, insanı şekillendirir, ona sabrı ve azmi öğretir. Ama modern çağ, bizi yanıltır. Her şeyin hızlı olmasını bekleriz. Bir tuşla yemek sipariş eder, bir dokunuşla bilgiye ulaşırız. Hızlı çözüm arayışımız, zorluklara karşı sabırsız olmamıza neden olur. Oysa zorluk, bir öğretmendir. Kolaylık dediğimiz şeyin ardında hep onun izi vardır. Bu nedenle zorluklar karşısında vazgeçmek yerine, onları bir fırsat olarak görmek gerekir. Çünkü ne kadar zor görünse de, her zorluğun ardında bir öğrenme, bir büyüme potansiyeli saklıdır. Bir gün kolay gelen şeylerin temelinde, o zorlu ilk adımların olduğunu hatırlamak gerek. Hayatta her şey, başta zor gelir. Ancak unutmamalıyız ki, o zorlukların içinde büyüyen bir kolaylık vardır. Ve bu kolaylık, yalnızca sabredenlerin ödülüdür