RAMAZANI YAŞAMAK
Yüce Allah on iki ayın arasında sadece bir ay olan ramazan-ı şerifi on bir ayın sultanı kılmış, gündüzlerinde ise oruç tutmayı Müslümanlara farz kılmıştır. İslam esaslarından biri olan oruç, insanın Allah’a itaat ve teslimiyetle bağlandığı ve bu sayede azim ve iradesinin güçlendiği bir ibadettir. İnsanlarda ki nefsî ve bedenî arzuları söndüren oruç ibadeti, insanın irade ve şahsiyetini güçlendirir. En önemli hikmet ve gayelerinden birisi ise nefsi terbiye etmektir; müminin bütün söz eylem ve davranışlarını Allah için disipline etmekte, hayra iyiliğe ve güzelliğe yöneltmektedir. Ayrıca insana sabrı ve tahammülü öğretir. Kişide sabır duygusunu geliştirir ve olgunlaştırır. Tüm güçlüklere katlanmayı ve meşakkatlere karşın tahammüle alıştırır. Onun yanı sıra sağlık açısından da birçok faydaları vardır. Psikolojik açıdan incelendiğinde beden ve ruh sağlığını korur. İnsan vücudunun bütün gün çalışarak yorulan organları uykuyla dinlendiği gibi, bir yıl boyunca çalışan mide ve sindirim organları da oruç sayesinde dinlenir ve görevini daha iyi yapma imkânı bulur. Oruç tutanların tecrübeleri ile sabittir ki, ramazan ayında dinlenip temizlenen vücut, senenin diğer aylarında daha sağlıklı verimli bir şekilde çalışmaktadır. Nitekim Sevgili Peygamberimiz de; “oruç tutunuz ki sıhhat bulunuz“ buyurmaktadır. Batılı bilim adamları da İslam dünyasının en yararlı ibadetlerinden biri de oruçtur der ve ekler; Oruç bedenin hem fiziksel hem de ruhsal dinlenişidir. Dokuları temizler, birikmiş toksinleri, zehirleri atar. Müslümanlar böylelikle her yıl bir ay bedenlerini temizler, dinlendirirler. Tıp ödülünü kazanmış bilim adamı da oruç sırasında organizmalar da depo edilmiş besin maddelerinin yandığını, harcandığını sonradan bunların yerine yenilerinin geldiğini, böylece bütün vücutta bir yenilenme olduğunu söylemektedir.
Peki Ramazan’ı diğer aylardan değerli ve ayrıcalıklı kılan nedir? Farz olan oruç ibadetinin bu ayda tutulması, teravih, mukabele, iftar, sahur, itikaf ve fıtır sadakası gibi önemli sünnetlerin hep bu ayda yaşanması, Kadir gecesinin bu ayda olması, kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’in bu ayda indirilmesi, sıradan bir ayı Ramazan ile şereflendirip mübarek bir ay yapmıştır. İnsanlığın içine düştüğü karanlık ortamdan çıkarıp aydınlığa kavuşturan Yüce kitabımız Kur’an’ı Kerim bu ayda indirilmiştir. İnsanlığın ufuklarını karartmış olan bilgisizlik, dalalet ve vahşet bulutları, bu ayda Sevgili Peygamberimizin şahsında bütün insanlığa gönderilen Kur’an-ı Kerim’in evrensel mesajlarıyla cehaletin yerini bilgi, haksızlığın yerini adalet ve düşmanlığın yerini de sevgi ve barış almıştır.
Ramazan ayının yaklaştığı bir günde Resulullah’ın şöyle dediği nakledilir; “Ramazan ayı bereketiyle geldi. Allah bu ayda sizi zengin kılar, bundan dolayı size rahmetini indirir, hataları yok eder, bu ayda duaları kabul eder. Allah Teala sizin ramazan ayındaki ibadet ve hayır konusunda birbirinizle yarış etmenize bakar ve meleklerine karşı sizinle övünür. O halde iyilik ve hayırdan yana Allah Teala ya kendinizi gösterin. Ramazan ayında Allah’ın rahmetinden kendisini mahrum eden kimse bedbaht kimsedir.”
Diğer bir hadisi şerif de şöyle buyrulmaktadır; ”Ramazan ayında şu dört şeyi çokça yapınız, Eşhedü enla ilahe illallah demek, Allah’ı anıp İstiğfar etmek, Allah’tan cennetini istemeniz ve cehennemden Allah’a sığınmanızdır.”
Kıymetli okurlar!
On bir ayın sultanı, Kuran ve oruç ayı olan ramazan-ı şerif hızla ilerliyor, geldi ve gitmekte... İnşallah bizlerde ramazan’ı fırsat bilip gereği gibi ibadet, taat, hayır hasenat, güzel ahlakla değerlendirerek Rabbimizin razı olduğu kullar arasına gireriz. Sevgili Peygamberimiz (SAV) Ramazan’dan bahsederken ”Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluştur” buyurmaktadır. İnşallah bizlerde bu ayın rahmeti ve mağfiretinden istifade ederek günahlarımızdan arınmış, affedilmiş olarak cennetine giren kullarından oluruz.
Rabbimiz bizlere ramazanı mübarek eylesin. Selam ve dua ile...