HİCRİ YIL Sevgili Peygamberimizin islam davası uğruna 1 muharrem 622’de Mekke’den Medine’ye göç etmesine  Hicret denir. Peygamberimizin Mekke’den Medine ye hicretini esas alan bu takvim başlangıcı aynı zamanda müslümanların hicri yeni yılı olarak tarihe geçmiştir. Hicret, İslam tarihinin en önemli hadisesidir. Müşrikler ve putperestler sevgili Peygamberimizin Allah’a iman daveti üzerine karşı çıktılar, inanmadılar, inanmamakla kalmadılar, olmadık eziyetler ve işkencelere başvurdular. Müslümanlarla alay ettiler, işkenceler yaptılar, sosyal, siyasi, ekonomik boykot uyguladılar, müslümanları dövdüler, öldürdüler, develerin arkasına bağlayıp vücutlarını parça parça ettiler. Allah bir dedikleri için inananlara düşman oldular. Müslümanlar bu zulme 13 yıl sabretti.  Müşrikler ne yaptıysa, müslümanları imanlarından döndüremediler. Mekkeli müşriklerin baskı ve zulümlerine dayanamayan müslümanlar, Peygamberimizin izniyle inançları uğruna dünyalık ne varsa hepsinden vazgeçerek önce Habeşistan’a sonra Taif’e ve sonra da Medine’ye göç ettiler. İslam tarihinde bu fedakar, cefakar müslümanlara muhacir, muhacirlere kalplerini, kapılarını açan müslümanlara da ensar (yardım eden) denildi. 19 Temmuz Çarşamba günü itibariyle 1 Muharrem 1445 yeni yılına girmiş bulunmaktayız. Tüm İslam alemine hayırlı olsun. Muharrem ayı, hicri takvimin ilk ayıdır. İslamiyet öncesi ve sonrası önemli aylardan kabul edilir. Kamerî aylardan Muharrem Ayı’nın 10. günü aşure günüdür. Bugün de bir çok Peygamberin hayatında önemli ve olumlu olaylar vuku bulmuştur. Şöyle ki: Hz. Adem (as)’ın  tevbesi aşure günü kabul edilmiştir. Hz. Nuh’un gemisi Cudi dağının üzerine aşure günü demirlenmiştir. Hz. Musa aşure günü Kızıl Deniz’i yararak kurtulmuş, firavun ve ordusu denizde boğulmuştur. Hz. Musa ve Hz. İsa’nın doğduğu gündür  ve o gün semaya yükseltilmiştir.Hz. Yusuf kardeşlerinin attığı kuyudan aşure günü kurtulmuştur. Hz. Davut’un tövbesi aşure günü kabul edilmiştir. Hz. İbrahim’in oğlu Hz.İsmail aşure günü doğmuştur. Hz. Yakup’un oğlu Yusuf’un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır. Hz.Eyyüp hastalığından aşure günü şifaya kavuşmuştur. Bu sebeple aşure günü bütün dinlerde ve en son din İslamda önemli bir yere sahiptir. Peygamber Efendimiz (sav) Muharrem ayında hem kendi oruç tutmuş, hem de ashabına oruç tutmalarını tavsiye etmiştir. Nitekim: “En faziletli oruç (ramazan’dan sonra) Muharrem de tutulan oruç, farzlar dışında en faziletli namazda gece namazıdır” buyurmuştur. Değerli okurlar; Muharrem ayı, aynı zamanda hepimizin ortak acısı, tarihimizin yürek yarası olan Kerbela olayının yaşandığı aydır. Peygamberimizin biricik torunu Hz.Hüseyin ve çoğu ehlibeytden olmak üzere beraberindeki  72  müslümanın Kerbela’da şehit edilmeleri, müslümanlar için elbetteki büyük bir üzüntü, çetin bir imtihandır. Peygamberimizin aile efradından asırlara miras kalan ağır bir derstir. Kerbela‘yı anlamak için Hz. Hüseyin’i tanımak lazımdır. Hz. Hüseyin, dedesi olan Hz.Muhammed (sav)’in  yolunda yürüyen şerefli, haksızlığın ve zulmün karşısında duran, hakkın, adaletin, vefanın, sadakatin yoluna baş koyan haysiyetli, şerefli bir mümindir. Tüm nesiller için onurlu bir hayatın, asil bir duruşun örneğidir. Hz.Hüseyin’in imanı ve ahlakını kuşanmak, aynı zamanda onun yiğit ve fedakar şahsiyetini gençlerimize aktarmak bizim görevimizdir.Hz.Hüseyin’i sevmek, onun uğruna can verdiği değerleri  sahiplenmeyi gerektirir. Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz.Hamza’nın şehit edilmeleri de böyle büyük bir üzüntüdür. Kerbela şehitlerimizi ve bütün şehitlerimizi rahmetle anıyoruz! Ruhları şâd olsun. Muharrem ayı’nın tarihimizde ve kültürümüzde de ayrı bir önemi vardır. Muharrem ayı aşure ayıdır. Birlik ve beraberliğimizin, paylaşma ve dayanışmamızın simgesidir. Türk - İslam geleneğinde önemli yer tutan aşure, aynı zamanda Muharrem ayında en az on gıda maddesinden yapılarak özel merasimlerle dağıtılan tatlıya da isim olmuştur. Günümüzde müslümanlar Muharrem ayında aşure pişirerek halka, komşulara, dostlara ikram ederler. Bununla Hz. Nuh ve Hz. Musa’nın zorluktan kurtularak bolluğa kavuştuğu için; Yüce Allah’tan, zorluklardan sıkıntılardan kurtularak bolluğa, bereketli bir hayata kavuşturması niyaz edilir. Aşure tatlısı Anadolu’da oruçların kabulü, dostluğun, kardeşliğin, birlik ve beraberliğin pekişmesi, yardımlaşma ve dayanışmanın güçlenmesi ve bereketin simgesi olmuştur. Tüm İslam âleminin ve siz değerli okurlarımızın  hicri yılını tebrik ediyor, ülkemize hayırlara vesile olmasını diliyorum.   Selam ve dua ile...