Ölüm Varken Ben Yokum, Ben Varken Ölüm Yok
Epikuros'un "Ölüm varken ben yokum, ben varken ölüm yok" sözü, insanın ölüm korkusuna karşı geliştirdiği rasyonel bir yaklaşımı temsil eder. Bu ifade, ölümün yaşamın bir parçası olarak algılanmasına rağmen, bireyin bilinçli deneyimlerinin tamamen dışında olduğunu savunur.
Epikuros’a göre ölüm, duyumsama yetimizin sona erdiği bir durumdur. İnsan yalnızca var olduğu sürece hissedebilir ve deneyimleyebilir. Ölüm ise bu deneyimlerin tamamen dışında, varlığın sona erdiği bir noktadır. Bu bağlamda, ölüm korkusu mantıksızdır.
"Biz var oldukça ölüm yoktur, ölüm geldiğinde ise biz yokuz" (Epikuros, M.Ö. 341-270). Bu anlayış, insanın ölüm karşısındaki kaygılarını hafifleterek, mevcut anın değerine odaklanmasını öğütlemektedir aslında.
Epikür'ün ölüm hakkındaki düşünceleri, edebiyat dünyasında bazı eserlerde karşımıza çıkarak, insanın ölüm karşısındaki tavrını ve yaşamın anlamını sorgulamasına katkıda bulunur.
Camus'nün başyapıtlarından biri olan "Yabancı", ölümün kaçınılmazlığı ve bireyin bu gerçekle yüzleşmesi temalarını işler. Romanın baş karakteri Meursault, annesinin ölümüyle birlikte yaşam ve ölümün anlamsızlığı üzerine düşünmeye başlar ve kendi ölümüne de kayıtsız kalır. Bu tavır, Epikürcü bir bakış açısını yansıtır.
Tolstoy, “İvan İlyiç'in Ölümü” eserinde, baş karakter İvan İlyiç'in ölümle yüzleşmesini ve hayatın anlamını sorgulamasını anlatır. Ölümün kaçınılmazlığını kabul eden İlyiç, yaşamının son dönemlerinde Epikürcü düşüncelerle paralel bir şekilde ölüm korkusunu yenmeye çalışır.
Poe'nun kısa hikayesi olan Kuyu ve Sarkaç, baş karakterin ölümle yüzleştiği anları ve kaçınılmaz sonu kabullenmesini işler. Hikaye, bireyin ölüm karşısında hissettiği korkuyu ve kaçınılmaz sonu kabullenme sürecini etkileyici bir şekilde yansıtır.
Epikür’ün ölümle ilgili bakış açısına tekrar dönecek olursak, bu görüş özellikle günümüzün hızlı ve stres dolu yaşamında, ölüm korkusunun yarattığı endişeyi azaltmak ve yaşamın anlık güzelliklerine yönelmek için güçlü bir felsefi zemin sunar. Böylelikle, yaşamın sonluluğuna dair farkındalık geliştiren bireyler, bu sonucu kabul ederek daha dolu ve bilinçli bir yaşam sürebilir.