HATIRALARLA TÜRK MUSİKİSİ 24 İSLAMDA MUSİKİ ANLAYIŞI NEDİR? Konya’dan Yılmaz Şancı isimli bir Özden okuru, Nisan 1983 yılında gazetenin “İYİ SORUN SAĞLAM CEVAP ALIN” köşesine,“İslam’da musiki nedir, nasıl yapılmıştır? İslam’da musiki anlayışı nedir?” diye soru sormuş. Verilen cevap çok enteresan olduğu için bu haftaki yazıyı İslam’da musiki anlayışına ayırmaya ihtiyaç duyduk.Cevap: İslami musiki geniş anlamda başlamıştır. Düşünelim ki; Kur’an-ı Kerim 32 makam üzerine okunmuştur. Günümüzde de böyle hafızlar bulunur. Musiki sestir. Ses ise Allah’ın kelamındandır.Allah’ın kelamı sessiz harfsiz hecesiz kelimesizdir.Muhammed (S.A.V) ile birlikte sese geçer harflenir, hecelenir, kelimelenir, sazlanır, nazlanır. Bunun için müzik ruhun gıdasıdır, güzel ses aşk-ı ilahiyi çoğaltır” demiştir büyüklerimiz. Denemesi bedava. İslami musiki, Allah Muhammed (S.A.V) aşkını çoğaltır. Bu hal münafıkları şaşkına, müşrikleri de cinsi duygulara yöneltir. Müslümanlara karışan münafık ve Müslüman görünen müşrikleri yola getirmek için İslam alimleri musikiyi sırtlamışlardır. Evet, İslam alimleri içinde münafık ve müşrikleri beri almak için musikiye yer verenler de olmuş, yer vermeyenler de. Bazı alimler kendi haline bırakmış, daha bazı alimler de münafık ve müşrikleri musiki ile yola getirmeye bakmışlardır. Esas meseleyi bilmeyenlerden bir kısmı, “musikiye yer vermeyen” tarafa bir kısmı da “yer veren” tarafa meyletmişler. Velhasıl işin kökeninden haberi olan, ancak eğitim içtihatlarına göre musikiye“yer veren” ve “yer vermeyen” alimler, bilmeyenlerce taraf tutma gibi yanlış bir durumla değerlendirmiştir. Esas olan Peygamber efendimizin işaretidir. Kur’an-ı Kerim’ in 32 makam üzeri okunması ve bundan kaynaklanıp ilerleyen çeşitli musiki aletleri. Musikilerin de makamlarla metodlandığına bakarsak daha da ileri gidip 54 makamdan söz edilmektedir. Özetle diyoruz ki, musiki, İslam’da kurulan temeller üzerine bina edilmiştir. Atasözü vardır, “İnsan yağmuru balığın ağzına düşer inci olur, yılanın ağzına düşer zehir olur”. Yine de her alim eğitimini nasıl yapabilirse yapar. Bendeniz alim olsaydım, musikiyle eğitimimi geliştirirdim” diye cevap vermiş Sayın A.Kadir Duru. Yorumu okuyucuya bırakıyorum. 1989 yılında Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Müdürlüğü Türk Musikisi Şubesi’nde çalışırken ABD Türk Müziği Araştırma Enstitüsü Başkanı Dr. Signel, bize gelerek. “Türk Müziği notası temin etmek istiyorum” diye arzusunu belirtince, Genel Müdür Mehmet Özel beni görevlendirdi. TRT o zaman Atatürk Bulvarı’nda idi. Türkçe konuşuyordu.Biraz tanbur çaldığını ve ney üflediğini belirtti. Enteresan bir şey söyledi; “Mehmet Bey, bir ezan duyuyorum koşarak Müslüman olasım geliyor fakat bir ezan duyuyorum, kulaklarımı tıkayıp oradan hemen uzaklaşıyorum” deyince, aslında müthiş bir gerçeği ortaya koyduğunu anladım. İmam Hatip okullarına öğrenci alırken “Yeter ki tercih etsin “ zihniyetiylehareket edildiği için , Peygamber Efendimizin ezanın insanların ruhunu okşayacak güzel seslerle okunmasına verdiği önem hiç kaile alınmıyor. 2010 yılında Yozgat Valisi beni arayarak “Hocam,Yozgatlı bir sanatçımızsınız, burada, TürkTasavvuf Musikisi topluluğu kuralım ve hafta sonları çalıştıralım, müezzin ve imamlardan teşkil edeceğin topluluğa her türlü katkıyı vermeyi garanti ediyorum” deyince, ben de memnuniyetle“tamam” diyerek, Cumartesi günlere çalışmaları başlatmıştık. Müftülüğe talimat vererek namaz vakitleri de dikkate alınarak 60 imam ve müezzin geldi. Öncelikle onları müzik kulağı testine tabi tuttum. İlk etapta 20 imama teşekkür ederek topluluğa katılamayacaklarını söyledim. Çünkü, maalesef, ne ses ne de müzik kulağı vardı. Durumu Sayın valiye arz ettim.Şaşırdı ve“Hocam nasıl uygun görüyorsanız öyle yapın işin erbabı sizsiniz.Yeterki güzel güzel ve kaliteli tasavvuf musikisi topluluğu olsun ve sene sonunda güzel bir konser verelim.” Diyerek kararlığını ortaya koymuştu. Gelen topluluk elemanlarının büyük bir çoğunluğunun Peygamber Efendimizin hayatını okumadığını da maalesef sorarak öğrenmiştim. Kaynak:A.Kadir Duru - İyi Sorun Sağlam Cevap Alın 9. Cilt